Bade Şarap Butik  1 Aralık 2005

Yaz tatili, hasat mevsimi, şarap yapımıydı, ramazandı, bayramdı derken nihayet geldi tadım toplantıları. Hoş geldi sefa geldi. Oldukça özletmişti kendini. Tatilden önceki son toplantıyı hatırlıyorum da giderken güneşin batmasına daha 1 saat vardı. Ama dün yola çıktığımda hava oldukça kararmıştı. Refik MELİKOĞLU ile birlikte buluştuğumuzda hafif hafif yağmur da yağıyordu. Hemen belirteyim; yol güzergahında oluşan bu atmosfer değişiminin pırıl pırıl bir gün ile kasvetli bir hava arasındaki farkla anlatılır olması ister istemez insanı olumsuz etkiliyor gibi görünmesine rağmen işin aslı hiç de öyle değil. Heyecanımdan hiç bir şey kaybetmediğimi, bilakis daha çok arttığını söyleyebilirim. Çünkü toplantılara verilen ara hasret tohumlarını yeşertmekle yetinmemiş oldukça boy da attırmıştı. Dostlarla tekrar bir araya gelmek, yeni dostluklara yelken açmak üzere yeni yüzlerle tanışmak, yeni tatlar, yeni keyifler, yeni sohbetlerin beni beklediğini bilmek heyecanımı arttırmaya yetti de arttı bile. İşin aslı da bu işte. Dostluğa pupa yelken gitmek. Şarap bahane.



Tadım Masası Genel
 


Özlem TİFTİKÇİ, Zehra KOÇ, Berrin PAPİLA
 


Suat SÖYLER
 


Refik MELİKOĞLU

 

Bade Şarap Butiği'nden içeri girdiğimizde Corvus Şarapçılık'tan Şebnem hanım ile Ebru hanımı sohbet ederken, Süleyman'ı da masadaki son rötuşları yaparken bulduk. Yani toplantı kadrosundaki ilk gelenler Refik bey ile ben olmuştuk. Corvus'un mimarı Reşit SOLEY Corvusların tadımını yapacağımızı duyunca güzel bir jest yapıp Corvus'ları kendisi göndermişti. Teşekkürler Reşit bey. Şebnem hanım gidene kadar ayak üstü sohbetimiz sırasında Corvus Teneia 2004 Çavuş açılmış ve yudumlanmaya başlanmıştı. İlk burunda gelen maya kokusu az sonra yok olmuş olabildiğince iyi işlenmiş Çavuş kadehleri yeni gelenlerin de ellerinden sohbete eşlik eder olmuştu. Ancak Refik bey; "siz bunun bir de frizantesini için İrfan Bey" diyerek az önce gelen İrfan PAPİLA ve kızı Berrin'e haklı olarak ilk kez Bozcaada'da tadına baktığımız Çavuş Frizante'yi överek anlatıyordu. Az sonra Bade Butiğ'e kapı komşusu kadar yakın kaligrafi ustası Cumhur SARCAN da gelerek bu sohbete katıldı.  Suat SÖYLER ve Serpil-Tayfun CANSEVER çiftinden sonra Şebnem SÖYLER de geldiğinde vakit tamamlanmasına rağmen iki eksiğimiz kalmıştı. Masa etrafındaki yerlerimizi almış, tadımın ilk şarabı olan Talay 2003 Karalahna henüz kadehlere konuyordu ki Özlem TİFTİKÇİ ve arkadaşı Zehra KOÇ kapıdan girdiler. Bu tadım toplantısının kadrosu tamamlanmıştı. Tadıma geçildiğinde herkes şaraplar üzerine yoğunlaştı ve eller kadeh ile not kağıtları arasında gidip gelirken masayı kaplayan sessizliği şarapların özellikleri hakkında kısa cümlelerle ortaya atılan sözler bozuyordu. Sırasıyla Talay Karalahna 2003, Corvus Karalahna 2004, Corvus Kuntra 2004 tadıldı. Hemen belirteyim; bizim yaptığımız tadım kesinlikle profesyonel bir tadım olmadığı gibi tadımcılar da uzman tadımcılardan oluşmamaktadır. Aşağıda yazılanları şarabı anlamaya çalışan bazı meraklıların sözleri olarak okumanızı rica edeceğim.

Talay Karalahna 2003: Burunda meyve kokuları algılandı. Tatsal incelemede hafif acılık, asit-tanen dengesinin asit yönünde olduğu ve bitişinin kısa olması notlara geçti. Üretimden kaynaklanan bir sorunun olmadığı ancak cibre fermantasyonunun kısa tutulduğunun sanıldığı, bundan da renginin ve gövdesinin olumsuz etkilendiği düşüncesi dile getirildi.

Corvus Karalahna 2004: Orta yoğunlukta yakut rengindeki bu berrak şarabın kokusal incelemede mantar problemi yaşadığının tespiti üzerine daha önce bu şaraptan içenler tarafından sorunun bu şişeye özgü olduğu düşüncesi ifade edildi. Yüksek alkolün (%13)  üzümünün zamanında toplandığını gösterdiğini ve bunun aromalarından da hissedildiği görüldü.

Corvus Kuntra 2004: Kötü bir rekoltenin yaşandığı bu yılda temiz burunlu bir şarap. Böğürtlen ve meyve aromaları net olarak algılandı. Genç bir şarap olduğu hissediliyordu. Yumuşak asitleri ile içimi keyif verdi. Her iki Corvus'un da fiyat etiketinin yüksek olması nedeniyle şarapların piyasada fiyat/performans açısından beklentileri karşılama sorunu yaşayabileceği belirtildi.
 



Serpil-Tayfun
CANSEVER



Refik MELİKOĞLU,
Cumhur SARCAN
 


 


Özlem TİFTİKÇİ,
Zehra KOÇ
 


İrfan PAPİLA,
Refik MELİKOĞLU

Bu arada benim sizlere naçizane tavsiyem; 2004 Corvus'lardan alıp bir kenarda saklamanızdır. Çünkü ileride daha pek çok güzel ürüne imza atacağı ayan beyan ortada olan bu firmanın ilk ürünlerine sahip olma şansını değerlendirmenizde yarar var. İlerde bu şaraplar kolleksiyonerlerin aradığı bir şarap olacaktır. Coca Cola'nın bir numaralı şişesini bulma şansınız yok ama Corvus burnunuzun dibinde. Benden söylemesi.

Ticari şarapların tadımlarından sonra sıra geldi toplantıya katılan arkadaşların ürettikleri şarapların tadımlarına. Kadehlere konan beyaz şarap için İrfan PAPİLA tarafından üretildiği belirtilince neredeyse hep birlikte hocaya dönüp "üzümü ne hocam?" dediğimizde kendine has gülümsemesi ile "sürpriiiz" dedi. Tahminleri aldıktan sonra açıklayacağını söyleyince hep beraber kadehlere burnumuzu daldırdık. Ama kokusundan anlamak mümkün değildi. Çünkü kendini ele veren bir meyve kokusu alamadık. Beyaz şaraba benzeyen rengi ise yandaki fotografta görülüyor. Kim? der ki bu şarap domatesten yapılmış diye. İrfan hocam yapacağını yapmış bizi yine şaşırtmıştı. Herkes kendine göre bir tahmin yaptıktan sonra domates şarabı olduğu açıklandığında hep beraber tekrar kadehlere burnumuzu daldırıp ayrıca tadına bakarak domates aroması aradık ama nafile. İrfan PAPİLA'nın sözünden başka şarapta domatesten yapıldığını destekleyen hiç bir belirti yoktu. Tabi ki hocaya inandık. Zaten hocam sürekli deneme yapması ve her seferinde toplantıya değişik denemelerinin sonucu olan bir şişe ile gelmesi ile tanınır. Eline sağlık hocam dedik.


Domates Şarabı
 

Soldaki fotografta rengi ve berraklığı görülen domates şarabının burnunda ispirto kokusu algılanıyordu. Tadımın da ise temiz bir üretim olduğu ama hafif acılık ile alkolü baskın olarak hissedilen bu Papila şarabı tadım günlüğümüze bir ilk olarak girmiş oldu. Daha sonra İrfan bey'in bir başka meyve şarabının tadımına başladığımızda yine bilgi vermeyeceğini söyledi ama bu kez elma kokusu kendini ele vermişti. Altın sarısı renkte olan bu kırmızı elmadan yapılan şarap burunda meyve kokusu yanında pekmez karamel aroması verirken tadımda tatlı, hafif asitli ve orta gövdeli olduğu anlaşılıyordu. Bitişi uzun olan elma şarabından sonra bir başka meyve şarabının tadımına geçtik.

Suat Söylerin yaptığı bu şarap Osmanlı Çileğinden yapılmıştı. Sağ üstte fotografında görüldüğü gibi berrak, nar çiçeği rengindeki 2005 ürünü bu şarabı içmenin mi, yoksa koklamanın mı daha güzel doğrusu karar veremedik. Nefis bir çilek kokusu ile burnumuz bayram etti. Tadımından sonra Suat bey tebrik edildi.
 


Çilek Şarabı
 


 

Meyve şarapları bitmiş sıra üzüm şaraplarına gelmişti. Her ne kadar üzüm de bir meyve olsa da ve de üzümden yapılmayan ürünlere şarap denilmesi uygun görülmese de  yazımda tanım karmaşasına yol açmamak için bu şekilde belirtmeye devam edeceğiz. Sırada yine bir Papila ürünü kırmızı bir şarabın tadımı vardı. Cardinal üzümünden yapılan berrak bordo renkli bu şarap burunda meyve aromalı ve tadımda burukluğu ile iyi bir içime sahipti. İrfan PAPİLA'ya toptan iyi denemeler hocam dedikten sonra sıradaki ikinci kırmızı Refik MELİKOĞLU tarafından getirilen 2003 Cabernet idi. Rengindeki bulanıklık ve kahve rengimsi mor oluşu dikkatimizi çekti. Sanırım bize dolumda sona kalan bir şişe denk gelmişti. Burunda hafif bir kimyasal koku algılanmasına rağmen damakta dengeli olduğu görüldü. Daha sonra yine Refik bey tarafından getirilen 2003 Kalecik Karası'na geçildi. Berrak vişne rengi yerinde olan bu şarabın burunda meyve aromalarının yanında karamel ve pekmez kokusu algılandı. Tadımı sırasında da hafif bir gövdeye sahip olduğu görüldü.

Tadımdan sonra evde şarapçılarından gelen şaraplara genel olarak bakıldığında zaman zaman bazı basit nedenlerle sorunlar yaşamalarına rağmen ne yaptığını bildiği ve sonuçlardan hemen dersler çıkarabildiği için iyi yolda olduğunu söylemek mümkün saptamasına masa oy birliği ile katıldı.


İyi ki doooğdun Şeeebneem!

Gelmiştik akşamın finaline ve ikinci sürprizine. Toplantı günü olan 1 aralık Şebnem SÖYLER'in doğum günüydü. Ve ışıklar bir anda karartılarak alkışlar eşliğinde ortaya üzerinde mumlar yanan bir pasta çıkıverdi. İyi ki doooğduum Şeeebneem nidaları ile pasta masadaki yerini aldıktan sonra pastaya eşlik edecek likör de eşi Suat SÖYLER ile birlikte yapılmıştı. Kayısı çekirdeği-badem-sakızdan yapılan likör de kadehlerdeydi. Kaçıncı yaşını kutladığımızı kimse sormadı ama likörü nasıl yaptıklarını ben dahil herkes sordu. Eğer bu likörün tarifini siz de merak ediyorsanız buraya tıklamanız yeterli. Likörden bir yudum aldıktan sonra hemen


 

kestaneli pasta ile birlikte heba etmemek için likörü sona sakladım. Bademden sakıza sonra tekrar sakızdan bademe dönen aromaları mümkün olduğunca uzun hissetmek için ağzımda döndürüp durdum. Likörü yutmayı oldukça geciktiriyordum. Her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi badem likörünün de bu akşamın da bir sonu vardı. Ama finali hem güzel bir olay hem de güzel bir içki ile noktalamıştık. Ellerinize sağlık Şebnem - Suat SÖYLER. İşte bu anı gösteren fotograf bu yüzden baş köşedeki yerini aldı.

Bir Bade Şarap Butiği toplantısı daha sona ermişti. Yine dolu dolu bir tadım akşamını güzel bir final ile noktalamış hafızalardan silinmeyecek sohbetimizi bitirirken gelecek toplantıyı ne zaman yapacağımızı sabırsızca birbirimize sormuştuk. Çünkü akşamın bitmesini kimse istemiyordu. Bu yüzden olsa gerek Cumhur bey'in " Refik bey ile kahveleri bizde içelim mi? Sohbete de devam ederiz." teklifini tereddütsüz kabul ettim. Boğaz manzaralı çatı katında kahve eşliğindeki sohbetimizin şarap, fotograf ve hat sanatı üzerine  olduğunu bilmem belirtmeme gerek var mı?

Yazımı noktalarken:
Bade Şarap Butiği'nin cefakar sahibesi Ebru TÜREDİ'ye,
Tadım için şaraplarından gönderen Corvus Şarapçılık ve Reşit SOLEY'e,
Tadıma katılarak güzel bir akşam yaşatan Evde Şarap'çılara,
Kahve daveti ve güzel final sohbeti için Cumhur SARCAN'a

Sonsuz teşekkürlerimi sunarım.

Memet Karabulut


 

Diğer Toplantı ve Gezilerin yer aldığı listeyi görmek için burayı tıklayabilirsiniz.

Ana Menü / Fotograf  / Galeriler / Makaleler / Şarap / Geziler 
                             DekomostRa

                      memet@dogusfm.com.tr