Bade Şarap Butik  23 Mayıs 2005

"Şerefe Chardonnay" diye kalkan kadehler ve yüzlerdeki mutluluk... biz bunu hep yaşıyoruz ...kah Nihal hanım'ın 2004 Chardonnay'si, kah Suat bey'in 2005 Elma şarabı için veya Tufan bey'in çikolata likörü için kalkan kadehlerimiz ellerimizde, sıcacık gülümsemelerimizle bakıyoruz objektife. "Şerefeee" diye birbirine çarpan kadehlerin çınlamaları ile şarabı ve yapanı kutlayan alkışlarımızın sesleri Bade Şarap Butiği'nin dört bir köşesini dolaştıktan sonra sokaklara taştı yine. Sohbetin güzelliği, şarapların güzelliği ile yarıştı. Müdavimler yeni yüzlerle kaynaştı yine. Masanın ışığı flaşsız fotograf çekmeme yetti de arttı yine. Toplantıyı şöyle tanımlamak sanırım daha uygun olacak:  Yudumdan yuduma artan güzelliği ve uzun süren finişini kimsenin bitmesini istemediği yıllanmış güzel bir şarap gibiydi. Artık eminim ki bütün toplantılarımız da böyle geçecek.


Melek KOÇKAR
sunumunu yapıyor


Asistan Süleyman
ve zeytinyağlı sarma.


Harun TİFTİKÇİ


Sohbet ve şarap demlenmesi.


Ebru TÜREDİ
 ve yansıtıcının azizliğine uğramış
Fatih ALTAN

Şimdi gelelim akşamın güzelliklerini teker teker sıralamaya. Gelenleri karşılamak üzere açılan Pamukkale Trio (Narince+Semillon+Chardonnay) kadehlerde ayak üstü başlayan sohbet yediyi biraz geçe masa başına bir kişi eksikle oturmamızla son buldu. Bu toplantının geç geleni Tufan İLHAN oldu. Ama koltuğunun altındaki söz verdiği çikolata likörü kendisini affettirmeye yetti de arttı bile. Melek Hanım hazırladığı sunumla bizlere önce Semillon üzümünü anlattı ve ardından bu üzümden yapılan şarabın özelliklerini sıraladı. Hemen ardından kadehlere Talay Semillon kondu. Ama sunumda belirtilen özelliklerin şarapta algılanmaması nedeni ile olumlu not aldığını söyleyemem. Masadakilerin bu şarap hakkında söylediği sözler üzerine  hatalı şarap tanımlanmasında kullanılması gereken sözcükler adına kısa bir süre görüş alış verişi yapıldı. Daha sonra Narince üzümüne geçildi. Bu üzüm hakkında söylenenler dinlendiğinde hiç de adının çağrıştırdığı gibi çıtkırıldım olmadığı aksine gayet güçlü, kimlikli ve 8 yıl kadar eskitilmeye uygun şaraplar yapılan bir üzüm çeşidimiz olduğu anlaşıldı. Nitekim; kadehlere konulan Diren 1998 Dörtnal Narince'si hayli beğeni aldı. Herkese tavsiye ederim. Sunum bitti (Sunum için tıklayın) ve Melek KOÇKAR'a da alkışlarla teşekkür ettikten sonra bir de bu iki güzel üzümün kupajının tadına bakalım dedik. Kadehlerimize Melen Şarapçılığın 2001 Semilllon+Narince kupajı ile doldurduk. Keyifle kadehlerimizdeki şarabı yudumlarken 19 Mayıs tatilini fırsat bilip Nihal Hanım'ın teklifini değerlendirerek Seddülbahir'e yaptığımız seyahat sırasında çektiğim fotograflardan oluşan bir gösteri izlendi. Yaptığımız kısa tatilin tüm keyfini yansıtmada eksik kalsa da Gelibolu yarımadasının ucundaki bağların güzelliğini ve Sarafin'in yeni yatırımlarını göstermesi açısından bakıldığında bilgilendirici yönü oldukça yararlı oldu diyebilirim. Buradan konukseverliği, içten ev sahibeliği ve güzel fotograflar çekmeme neden olduğu için kendim ve eşim adına Nihal Hanım'a bir kez daha teşekkür ederim. Bir teşekkür de fotograf gösterisi sonunda beni alkışlayan dostlara.

Bundan sonra sıra geldi dostların getirdiği şarapların tadımına. Önce Suat SÖYLER'in 2005 Elma şarabını kadehlerimize koyduk. Suat bey, elma şarabını nasıl yaptığını anlattı. Dikkat çeken nokta elmaların kesildikten sonra bir müddet buzlukta bekletilmesi usulü ile yapıldığında durultma sorunu yaşanmadığıydı. Bu bana ders olsun ben rendeleyerek yaptığımdan halen tortu var. Olsun tadı hayli güzel. Suat bey'in beğeni alan şarabını alkışlarla uğurladıktan sonra Nihal hanımın 2004 Chardonnay'sini kadehlerimize doldurduk. Beyaza yakın açık sarı rengi temiz burnu ve nefis tadı ile aldığı beğeni Nihal hanımı hayli mutlu etti diyebilirim. Çünkü yaşadığı talihsiz şişeleme sorununun tüm şaraplarında geçerli olmadığını anlamış olduk. Tadım sonrasında kadehler baştaki fotografta gördüğünüz gibi Chardonnay için havalandı ve alkışlarla kırmızılara geçtik.

Kırmızılara geçtik derken bu sıralı bir geçiş olmadı. Kırmızılara geçiş; masanın bir ucunun Fatih ALTAN'ın Bozcaada'dan toplantıya gelirken getirdiği Talay 2003 Karalahna'sını, masanın diğer bir ucunun Umurbey 2002 Merlot'yu ortası ise Pamukkale 2003 Çalkarası+Boğazkere kupajını açıp kadehlere dağıtarak şişeyi masada dolaştırması şeklinde oldu. Sağda ise içtiklerimizden geri kalan şişeler toplu olarak görülüyor.


Melek KOÇKAR


Sunuma kısa bir ara.


Suat bey, Elma
şarabını anlatıyor.


Tufan İLHAN 


Ergun KARATAŞ şaraba dalmış. Ve Lale KARATAŞ

 

İçtiklerimiz


Artık masada bir sohbet rüzgarı esiyordu. Rüzgar masanın bir köşesinde ikili üçlü girdaplar yaparken zaman zaman güçlü bir anaforla diğer uçtaki dostları da içine çekiyordu. Bu sohbet anaforu tüm konukları içine aldığında masadan patlayan bir kahkaha tufanı her yanımızda bulunan  raflardaki şarap şişelerinden yansıyarak dört bir yana savruluyordu. Bir ara raflardaki şarapların seslerimizden olumsuz etkilenip etkilenmeyeceği aklıma geldi ve gayri ihtiyari raflara yanaşıp kulak kabarttım. Baktım şaraplar hep bir ağızdan "afiyet olsun" demiyorlar mı? Hemen ilave ettiler; "Bizi gürültü etkiler... Sizin şen şakrak sesleriniz değil... Bunlar bize senfoni gibi geliyor... Afiyet olsun..."


İlker ÇAKIT


Nihal BAŞIBÜYÜK


Oleey;
çikolata likörü


Çikolata Çarli ve Melekleri

Tam bu sırada masadan yükselen bir heyecan kasırgası ile raflardan kafamı çevirdiğimde Ebru TÜREDİ'yi elinde çikolata likörü ile bankonun üzerine dizilmiş kadehlerin başında gördüm. Yine gözler çikolata likörü yapımcısı Tufan İLHAN'a döndü. Tufan bey, her toplantıya istediğimiz kadar çikolata likörü yaparak getireceğini ama bu sahte rakı olayından sonra tekel bayilerinde etil alkol bulmanın zorluğundan dert yandı. Şimdi herkes dört bir koldan etil alkol aramaya başladık. Bizim toplantıya gelecek arkadaşlara duyrulur. Şarabınızla birlikte etil alkol de getirebilirsiniz. Aman haa metil alkol getirmeyin. Zaten Tekel bayilerinde metil alkol satılmıyor. Hoş etil de bulunmuyor ya neyse.

Çikolata likörü dolu ( dolu dediğime bakmayın fotografta da gördüğünüz gibi  dokuz kişiye bir gazoz misali ne kadar dolu olursa? ) kadehlerimizi Tufan İLHAN'ın ve tüm çikolata likörü sevenlerin şerefine kaldırdıktan sonra sohbet kaldığı yerden tüm hızıyla sürdü. Bayanların çikolataya dayanamadığını biliyordum. En altta solda bulunan fotograftan da anlaşılacağı üzere sanırım çikolata likörünü de en çok bayanlar sevdi.

Toplantının konusunu teşkil eden üzümler ve üretildikleri şaraplar üzerine epeyce konuşulduktan sonra yavaş yavaş araya şenlendirici konular da girmeye başladığını tahmin edersiniz sanırım. Sohbet daldan dala atlarken konular mutlaka bir dostun sorusuyla açılıyordu. Bunlar neydi? diye düşünebilirsiniz. Bir kaç tanesini sıralayayım isterseniz.

*Bozcaada gezisini ne zaman yaparız?
*Bir toplantıyı da Reşit SOLEY'in Corvus'unda yapsak nasıl olur?
*Çok iyi olur.
*Cem ÇETİNTAŞ'ın tesislerinde Hardaliye yapacağız değil mi?
*Osmanlı Çileği toplamaya Kandıra'ya gelmek isteyen var mı?
*Dernekleşmek çok mu zor?
*Yakın da arkadaşlar yakındaaa...
*Beğenmediğim şaraba "Kötü" diyebilir miyim?
*Memet bey sayfasında isim belirtmezse diyebilirsin.
*Bağ işi ile uğraşmak gerçekten zormuş. Yapanlara Allah sabır versin.
*Küçük küçük bağlar yerine belli alanların bağlara ayrılması daha rasyonel olur.
*Yer kalmadığı için bir sonra ki toplantıya rezervasyon yaptırabilir miyim?
*Evet. Ama elini çabuk tut.
*Devletin bir tarım politikası yok ki. Çiftçi kendi haline bırakılmış.
*Burası kaçta kapanıyor Ebru hanım. Saat 22:30 olmuş da.
*Aaaa o kadar olmuş mu?
*Milli servetimizi heba ettikleri için bazı şarap firmalarına dava açabilir miyim?
*Arkadaşa başka şarap vermeyelim lütfen.
*Yok yahu ben ciddiyim.
*Üzümün toplanma zamanını tespit etmek ayrı bir uzmanlık alanı.
*Bence asıl sorun tanklarını mikrop kaplamış firmaların hala üretim yapması.
*Benim ücretimi alır mısınız? Bir de şu şarabı alıyorum. Yolluk olarak.
*Size bir de küfe tahsis etsek nasıl olur? Yolluk olarak.
*Abartmayın canım benim bir şeyim yok.
*Tabi canım tabiii...


Feride SÖMEK


Özlem TİFTİKÇİ


Doyumsuz sohbet


Şerefe Çikolata Likörü


 


Böylece bir toplantının daha sonuna geldik.
Toplantıya  emeği geçen, katılan ve de bu yazıları okuyan bilcümle şarapçıların kadehleri boş kalmasın efendim.

Kalın sağlıcakla...

Memet Karabulut

 

Sayfaya Gelenler:

 

Resimlere baktım, yazıları okudum. Gerçekten çok güzel. Kıskandıracak güzellikte bir sohbet olmuş gibi.
Doruk Gürkan
Ganos Bağcılık ve Şarapçılık İşletmesi

-------------------------------------

 

Diğer Toplantı ve Gezilerin yer aldığı listeyi görmek için burayı tıklayabilirsiniz.

Ana Menü / Fotograf  / Galeriler / Makaleler / Şarap / Geziler 
                             DekomostRa

                      memet@dogusfm.com.tr