BEYİN FIRTINASI VE RADYO

İlk insanlar ellerinin kıvraklığı ile yaptığı yeni iş aletleri veya yaptığı bir şeyi bir başkasına anlatabilmek için o güne kadar kullanmadığı bir ses çıkarmak zorunda kalmıştır. Bu da o güne kadar kullanılmayan yeni bir kelimeydi. Aslında bu günkü anlamda kelime değil de yeni bir ses desek daha doğru olur. Çünkü ilk kelimeler de yapılan işlerin basitliği ile orantılı olarak kaba saba seslerden oluşuyordu.

Bir şeyler yapma, onu bir başkasının yapabilmesi için anlatma ve sorunlarını aşmada insanoğlunun kıvraklığa dayanan iki yetisi; yani elleri ve dilleri en büyük yardımcısı olmuştur. İnsanoğlunun gelişiminin tarihini bu iki öğe yazmıştır diyebiliriz. İnsanın gelişimini zekasına mal edenler vardır. Ama siz onlara bakmayın. Şüphesiz bazılarımız diğerlerinden daha zekidir ama yeryüzündeki insanların çoğunluğu zeka bakımından birbirlerinden olağanüstü farklı değiller.

Ancak çalışma fırsatını en iyi değerlendirenler ve bunu diğerlerine en iyi aktaranlar gelişmiş toplum olarak anılırlar. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki gelişmemiş toplumların insanlarına da fırsat verildiğinde modern teknolojiyi kullanıp yeni bir şeyler yapabilmede diğerlerinden hiç de geri kalmamaktadırlar. Yani zeka toplumlar arasında gelişmişlik farkı gözetmeden vardır. Her toplumda çok zekiler de vardır. Zeka bakımından gelişmemişlerde vardır. Önemli olan zekanın hangi ortamda bulunduğudur.

Özellikle günümüzde yaratıcılık için hangi düzeyde zekaya sahip olduğun değil bilgiye ne kadar çabuk ve hangi teknik ortamda ulaştığın daha önemli olmuştur. Sürekli yenilenen bilgi ve teknolojinin buluştuğu ortamlar sağladığımızda mutlaka zeki birilerini buluruz. Zeki insanların bulduğu zekice çözümler ise mümkün olduğu kadar kısa bir sürede tüm insanlara aktarılmalı ki sorunlar çözüme ulaşsın ve olası sorunlar için çözüm önerileri konuşulmaya başlansın. Yani sorunları aşmak için harekete geçilebilmesi için kullanılan ilk eylem planı bunu insanlara tüm olanakları kullanarak iletmek. Konuşarak veya konuştuğumuzu yazarak.

Son dönemlerde çözüm üretmek için sıkça kullanılan bir yöntem var. Beyin Fırtınası. Beyin fırtınası niçin yapılır bilirsiniz. Bilginin konuşma ve tartışma ortamında zekayı daha fazla geliştirmesi için yapılır. Buna zeka potansiyelini açığa çıkarmak da diyebiliriz. Beyin fırtınasına katılanlar konu olan problemin ne olduğunu bilerek oraya gelirler ve olası çözümlerde kafalarında vardır. Bunları klasik yöntemle birer bildiri halinde bir kurula göndermeleri ve bu kurul tarafından en iyi çözümün kabul edilip uygulanması sağlanabilirdi. Ancak bazı insanlar beyin fırtınası denilen konuşma ortamında o ana değin hiç düşünmedikleri çözümleri ortaya çıkarabildiklerini görmüş ve bu çözümleri nasıl olup da daha önce düşünemediklerine şaşmışlardır. Bu yeni fikrin ortaya çıkmasını tartışma ortamında bulunan fikirlerin beyni adeta bombardımana tutup bir üretim mekanizmasını harekete geçirmesiyle sağlandığını düşünüyorum. Sanki beyinler birbirlerine bağlanıp güçlerini arttırıyorlar gibi. Örneğin bir kişi bir iş yaparken iki kişi iki iş değil çok iş yapar. Beyinlerin ortak çalışması sırasında da aynı şey olur ve beyin fırtınasından çok iş çıkar. Peki bu beyindeki fırtınayı beyin tek başına iken sağlayamaz mı? Aynı düzeyde olmasa bile yapılabilir diyorum. Çünkü asıl olan; ortamda birbirinden farklı pek çok bilginin olması ve kişinin beynini bir üst düzeyde çalışmaya zorlaması. Ama kanımca bu üst düzeyde çalışmaya konuşma artı bir katkı yapmaktadır.

Konuşmanın diğer güzel bir yönü sunulan fikirlerin yazılı verilmesindeki eksik ve yanlış anlatımların, sözlü anlatımda en az düzeyde olması ve beyin bir konuya odaklanmışken doğru ve yeterli bilginin çabuk gelmesidir. Gelelim bu konuyla radyonun ilişkisine. Bildiğiniz gibi radyoda bazı programcılar belirli konularda bilgi toplayıp programlarında bu konuyu konuşarak irdelerler. İşte bu sırada kendi beynini ve bazı dinleyicilerin beynini zorlayarak bir üst düzeyde çalışmasını sağlarlar. İşte bu sırada o zamana kadar aklına gelmeyen bir fikir dillerinin ucundan dökülüverir.

Sıkça karşılaştığımız bu olaya siz de katılmak isterseniz radyoya bekleriz.

Memet KARABULUT
Aralık 1999

Bu Makale Kilomtretaşları Sayı 6 da yayımlanmıştır. http://www.dogusfm.com.tr/KMTas/index.htm

 

Türkiye'de Neler Eksik Bir Varmış Bir Yokmuş

 

Ana Menü / Fotograf  / Galeriler / Makaleler / Şarap / Geziler 
                             DekomostRa

                      memet@dogusfm.com.tr