Istanbul Toplantısı 6 Temmuz 2004

 

Toplantı yukarıda görülen masa düzeni ile  olimpiyat meşalesinin İstanbul turunun yarattığı trafik belasını atlatan 29 kişinin katılımı ile gerçekleşti. Katılamayan iki arkadaşın olimpiyat meşalesini taşırken görüldüğü duyumu üzerine   daha fazla beklemeyerek 20:30 civarında  Hakan bey sunum yapmaya  başladı.(solda) Hakan bey sunum yaparken sesinin daha iyi duyulması için masaların ortasına geldiğinden bilgisayarı Lalehan Candemir kullandı. (sağda)

Evde Şarap yapımı ve dikkat edilmesi gereken noktaların yer aldığı slaytların komşu masalardan da ilgi ile izleyicisi vardı. Tadımlara geçildiğinde bu ilgili izleyicilerin de kadehlerini uzatacağını düşündüm ama neyse ki böyle bir şey olmadı. Yoksa tadım için dolaştırılmaya başlayan şişenin turunu tamamlaması mümkün olmazdı.

Tadımlar sırasında şarap sahibi yapım hakkında bilgi verdikten sonra genelde Melek Koçkar, Hakan Doğu ve tabii ki Reşit Soley eleştirilerini ve şaraptaki olumsuz yanların nedenleri ve nasıl giderileceği konusundaki bilgileri sıraladılar.  Benim gibi Evde Şarap yapmaya yeni başlayanlar için toplantının en önemli kısmının bu konuşmalar olduğunu belirtmeliyim. Şarap yapmayı bir yerden öğrenebilirsiniz ama daha iyi yapmaya giden yolda bu konuşmalara şahit olmadan fazla yol alamazsınız. Bence; farklı tadıcıların yılların deneyimini önünüze serdiği böyle bir ortamı toplantılara katılarak yakalamak bulunmaz bir fırsattır.

Bu yüzden fotograf çekme işini toplantının başındaki sunum sırasında tamamlayıp şarapları tadarak konuşulanları kaçırmamak için kulaklarımı açtım. Fotografların azlığı bu yüzdendir. Bu arada gördüğünüz fotografların üzerine tıklayıp büyüttükten sonra sağ tıklayıp save picture as.. seçeneğinden bilgisayarınıza kaydedebilirsiniz.

Unutmadan; Lalehan hanımın arkadaşı Recep Atalay da toplantıya gecikmeli olarak katıldı. Fotograf çekimi yaparken yoktu ama adını anmadan geçmiyelim.


Soldan sağa: Semen Son, Nurten Canbeyoğlu, Melek Koçkar, Ergün Karataş , Cem Soruşbay, ayakta: Hakan Doğu

Şarap şişeleri ardı ardına dolaşmaya başladığında konuşmalar hem yoğunlaşarak hem de gruplaştığında konuşmaların hepsine kulak misafiri olmam mümkün olmadı. Bu sırada tadılan bazı şaraplar hakkındaki görüşler de benim için güme gitti. Ama önemli değil. Bu son toplantı olmadığına göre bir sonraki toplantıda ya o kişinin yaptığı veya aynı özellikteki başka bir şarap için verilen görüşleri yakalarım. Biz bu yolun yolcusu olduktan  sonra mutlaka bir yerde yollarımız kesişecektir.


soldan sağa: Ergün Karataş, Cem Soruşbay, Ayşe Soruşbay, Akın Candan'ın Eşi

Şimdi siz hangi şaraplar tadıldı ve saptamalar nelerdi diyeceksiniz. Güzel bir soru. E-Posta olarak gönderdiğim listede önceden getirilecek şarapların adları belirtilmişti ama bunun dışında da şarap, likör ve dahi brandy getirildi. Bu konuda Melek Hanım tarafından alınan notlar ve Hakan Doğu'dan bana gelecek bilgiler olmadan bu konuda yazacaklarım eksik olacağından bekleyeceğiz...Veya şarap getiren arkadaşlar en altta bulunan mail adresime bizzat kendileri de açıklayıcı bilgi gönderebilirler. Bilgileri beklemeyi düşündüm ama üyeler de fotograflarını bekliyorlardı...Zaten eksiklik bununla sınırlı değil... Fotografların altyazılarına baktığınızda bu eksikliği fark etmişsinizdir. (?) Soru işaretli arkadaşlardan özür diliyorum. Kendileri, arkadaş veya eşleri isimlerini gönderdiğinde bu eksikliği de tamamlamış olacağım.


soldan sağa: ?, Erdal Darcan, Reşit Soley, Ferhan Selçuk

Akşam eve gittiğim de başlayan, sodyum meta bi sülfit kalıntısı baş ağrısı halen beni terk etmiş değil. Ama bunu aldığımız ticari şaraplarda da yaşadığımızı düşünürsek. Bunu güzel bir anı hatırlatıcısı olarak da kabul edebiliriz.

Gelelim benim yaptığım 2004 ürünü portakal şarabına. Yapımı sırasında Hakan bey asitli olur demişti. Benim ölçümlerim kabul edilebilir değerler içersinde çıkmıştı ama son söz şimdi söylenecekti... .


soldan sağa: Ahmet Soydan, İsmayil Atmaca, ?, ?

Tadıldığında genel olarak olumlu bildirimler geldi ama hem Hakan Doğu'dan hem de Reşit Soley'den olumlu sözler duymak açıkçası gururumu okşadı. Aslında bu; 14 Ocaktaki toplantıya katılmış olmamın farkı idi. Gurubu harekete geçirmek için attığım e-postada da belirttiğim gibi, ilk toplantıya katılmasaydım bu gün bu portakal şarabını yapmam mümkün değildi. Onun için dünkü toplantıya katılan ve benim gibi işin başında olanlar bir sonraki katılımlarındaki farka kendileri bile şaşıracaklar. Bu arada, portakal şarabı tadımı sırasında Akın Candan ve sevgili Eşi şarabın içinde Şeftali olduğu konusunda kuvvetli algılamaları olduğunu belirttiler. Yok dememe rağmen kendimden şüpheye düşüp eve gidince notlarıma baktım. Şeftali hakkında her hangi bir kayda rastlamadım zaten ben portakal şarabının yapımına Nisan ayının başında başladığım için o ayda şeftali daha piyasaya çıkmamıştı. Ama bir sonraki yapımda bir kısmına şeftali ekleyeceğim. Fikir verdikleri için Akın Candan ve sevgili eşlerine teşekkürler.


soldan sağa: Bülent Akgezer, Nejat Utkucu, ?, Ahmet Soydan

Nurten hanım toplantıya katılacağını bildirdiğinde ne yalan söyleyeyim neredeyse "Nurten Hanım vişne likörünüzden getirir misiniz" diye mail atacaktım ama yüzsüzlüğümü frenledim. Ama işte yine o muhteşem sıvı karşımda tatmamı bekliyordu. Reşit Bey'in söylediği gibi baharatlar geçen seferkinden daha baskındı ama yine de enfesti. Tarifini geciktirmeyin Nurten Hanım.


soldan sağa: Cengiz Turan, Tufan İlhan, Akın Baran, Bülent Akgezer

Toplantı öncesi heyecan vardı...şimdi onun yerini güzel anılar, bulunmaz değerdeki bilgiler, dostlukların pekişmesinin ve yeni başlayan dostlukların hatırası olarak yüzümdeki tebessüm kaldı. Bilmiyorum...benim için böyle...Ve; katılan diğer arkadaşların vedalaşırken elimi sıktıklarında samimiyetlerinin ifadesi olan aldığım elektrik beni yanıltmıyorsa -ki sanmıyorum- güzel bir akşam yaşadık. Olumsuzluk hiç mi yoktu. Olmaz olur mu?


soldan sağa: Akın Candan'ın Eşi, Akın Candan, Nihal Başıbüyük, ?, ?

Mekandan gelen bir olumsuzluk... Başkalarının da olması ve onlar için çalınmak zorunda olunan müziğin yeteri kadar kısılamaması. Bir de Tadım sırasında bazı içkilere yeteri kadar zaman ayrılamaması olumsuzluk olarak görünebilir ama zaman ve yer  sınırları içersinde başka ne olabilir dinin yanıtını benden daha deneyimli arkadaşlar verecektir.

Son olarak sağdaki fotografta yer alan hanımların hoşgörüsüne sığınarak küçük bir espri fotografı ile yazımı noktalamak istiyorum.

Sevgi ve Saygılarımla

Memet Karabulut


soldan sağa: Semer Son, Nurten Canbeyoğlu, Melek Koçkar
 

 

 

Nejat bey ve diğer fotograf severlere not:
Yukarıdaki yönlendirme barı veya aşağıdaki linklerden fotograf konusundaki deneyimlerimi paylaşabilirler.

 


Hanımlar Lütfen Bağışlayın ...
 

 

 

Hakan bey ve diğer merak edenlere not:
"Dekomostra"nın ne anlama geldiğini burayı tıklayarak öğrenebilirsiniz.

Toplantı sonrasında gelen e-postalar

Memet Bey, dünkü toplantıya ön ayak olduğunuz için kendi adıma teşekkür ederim.  :) Çok güzel bir mekanda çok güzel bir geceydi. Katılanları tanımak, katılımcıların yaptığı şarapları tatmaktan ve şarap üzerine konuşmaktan büyük keyif aldım.

Sevgi ve saygılarımla,

Lalehan Candemir
--------@--------

Çok güzel olmuş Memet Bey, elinize sağlık. Bu vesileyle geçen akşam için Size ve Hakan Bey'e ve diğer
katılımcılara teşekkür ederim. Bu neşeli grupla daha nice keyifli ve bilgilendirici
toplantılara katılma dileğiyle..

Sevgiler,

Semen Son
-------@--------

Sevgili Memet (Deko) nun gönderdiği toplantı notu ve sonrasında şahsi web sitesini gezerken yaşadığım takdir ve mutluluğu anlatamam. Toplantıyı organizedeki fedakarlığı ve heyecanı müthişti. Onun katkısı olmasaydı toplantı ya olmaz ya da sönük geçerdi. Böyle bir sanatçının organize ettiği toplantıda daha başka olamazdı.
Kendisine teşekkür ediyorum.
Selamlar.

Hakan Doğu

----------@----------

Organizasyonda yer almış olmaktan çok mutlu olduğumu belirtmek isterim.
Sohbet ve ortam çok iyiydi. Hatta o loş ortam ve baskın gelen müzik bile ortamın havasını bozamadı.
Açıkçası size şahsım adına çok teşekkür ederim.

GECE İLE İLGİLİ NOTLARIM 

İlk önce geceye katılan bütün herkezle aynı ortamı paylaşmaktan duyduğum zevki anlatmam mümkün değil. Ancak ertesi gün yaşadığım baş ağrılarınısöylemeden geçemeyeceğim. Eminim herkes aynı fikirde, çünkü bugün oldu halen başım ağrıyor. Bu işin abartısı tabiiki. İlk önce Sayın Hakan Doğu'nun sunumu çok iyiydi. Vermiş olduğu emek ve titizliği görmemek mümkün değil, sanıyorum sitenin böyle bir kurucusu olması tam isabet olmuş. Memet bey sizin de  misafirperverliğinizi göz ardı etmemek lazım. Aşağıdaki notları katılan arkadaşlarla paylaşmıştık ama dilerseniz siz gruba atarsınız.  

1) HAKAN DOĞU /VİŞNE ŞARABI 

Biliyorsunuz meyve şarapları ve likörlerdeki amaç meyvenin aromasının alkolden daha baskın olması. Hakan bey'in vişne şarabında alkol tadının daha baskın olduğunu söyleyebilirim. İçine sonradan ilave edilen şeker ve mayada etken tabi. Burunda hiçbir kokuya rastlamadım ( ama hiç)Daha çok geçmiş ama bozulmamış aromasız vişneler olur. Genelde hormonlarla olgunlaşmış pazar ve manav tarzı yerlerde fazlasıyla rastlamak mümkün.Hakan bey vişne şarabını yaparken tercihini bu üründen yana kullandığı için sonuç kötü ve keskin bir alkol tadı içeren aromasız bir şarap. Zaten evde yapılan meyve şaraplarında aroma ve renk geçişini sağlamak amacıyla belli enzimlerin kullanılması gerekiyor, ama eminim Hakan bey bunu biliyordu sadece vişnenin azizliğineuğradı. Alkol miktarı tahminimce %11-12 civarında. 

2) BÜLENT AKGEZER/ ADA KARASI 

Sayın Bülent Akgezer daha önceden tanıdığım ve yaptıklarıyla kendisini gerçek anlamda takdir ettiğim birisi. Zaten hepimiz izlenimlerini paylaşma şansını attığı maillerden yakalıyoruz. Sayın Bülent bey'in şarabında bir havalandırma sorunu vardı. Kendisi doğal yöntemlerle yaptığı şarabına gerçekten güveniyor. Potasyum metabisülfitle kükürtlediği ürünü sanıyorum yeteri kadar havalandırmadığı için böyle bir sorun yaşandı. Ancak şaraplar açıldıktan sonra dekante edilseydi bu sorun çok az olurdu, çünkü öyle abartılacak gibi değildi. Damakta hafif meyve tatlarına yakın hoş tatlar vardı. Ancak Ada Karası önemli ve yazlık inşaatların artmasıyla kaybolan bir çeşit, bence sahip çıkılmalı. 

3) AKIN CANDAN / KALECİK KARASI 

Açıkçası bu çalışmayla ilgili hiç not almamışım. Çünkü hiçbir aroma ve koku yoktu. Havalandırma sorunu mevcut. Sanıyorum aktarmaları artırmak ve fermantasyonun yapıldığı ortamı gerekli şekilde havalandırmak gerek. Üzüm iyi olmayabilir, fazla kükürtleme yapıldıysak mayalar öldüğünden fazla maya katılıp aromalar yok olmuş olabilir. Tad olarak üzümün ezildikden sonra bıraktığı ilk bozuk tad gibiydi. ( Tabii iğrenç değil, çünkü ben Akın beyin Kalecik Karasını içtim bence yine de iyiydi)  Düşünün piyasada ne şaraplar içiyoruz son teknolojiyle yapılmış. 

4) HAKAN DOĞU / KALECİK KARASI 

Ön burunda böğürtlen, dağ çileği, hafif kuşburnu marmelati, damakta dengeli ve kırmızı meyveler ağırlıkta.Benim için gecenin en iyi şarabı ve iyi bir Kalecik Karası çalışması. 

5) NURTEN CANBEYOĞLU/ LİKÖR 

Nurten hanım yanımda oturduğu için daha rahat sohbet ediyorduk. Liköründen tatmamı istedi. Bende böyle güzel likör yapsam herhalde bütün Türkiye'ye tattırmak isterdim. İlk yudumu aldığımda tarçın ve arkasından gelen yudumda zencefil tadını aldım. Zaten koku olarak ilk tarçını alıyorsunuz ama hiç rahatsız edici değil. Kendisine vişne var olup olmadığını sordum ama yok dedi sanıyorum gürültüden bir an anlaşılmadı. Daha sonra kendisi anlattı annesinin yaptığı vişne konsantresinden koymuş, bu da hoş bir aroma katmış. Votkayla yaptığı için bence alkol yeterli vişne ayrıca alkolu inceltmiş zaten. Güzel bir likördü. Nurten hanıma teşekkür ediyorum.

Bu arada yemek yedim, yemek çok acıydı ağzımdan ateş çıkıyor sandım sonrası malum tadım falan bitti. Üzülüyorum bir arkadaş brandy getirmişti, bakın portakal şarabı varmış tadamadım. Bu arada yemeğe başlamadan bir şarap yudumladım. Beyaz şarap, yapan arkadaş İsmail beydi sanıyorum, Sultaniye üzümü kullanmıştı yanılmıyorsam. Güzeldi olumsuz bir damak oluşturmadı bende handa birkaç yudum aldım abartmıyorum bir İspanyol şarabı içmiştim aynı onun damağını yakaladım.
 

Memet bey yorumlar yazmakla bitmiyor. Resimdeki konuşmam güzel ve yerinde. Ertesi gün yaşanacak baş ağrısı için belkide içimden geçenleri okudunuz.

Dilerseniz gruba atarsınız benim notlarım bunlar, size çok teşekkür ederim. 

Saygılar 

Melek KOÇKAR

----------@---------

Sevgili Arkadaþlar,

Ýstanbul Toplantýsý ile ilgili geliþmeleri ilgi ile izliyordum, ancak gördüðüm kadarýyla, sonuçlarý ile
yeni açýlýmlara, geliþmelere ýþýk tutacak bir etkinlik olmuþ.

Sn. Mehmet KARABULUT' un harika anlatýmý ve görsel aktarýmý ile kendimi toplantýya katýlmýþ gibi
hissediyorum. Burada internetin gücüne olan saygým daha da pekiþti, ancak grubun sinerjisi beni çok daha
fazla sevindiriyor.

Toplantýlar sýrasýnda karþýlaþýlan aksaklýklar konusunda da Mehmet ( DEKO ) Bey' e katýlýyorum. Grup
toplantýlarýmýz eðlence aðýrlýklý olmadýðý için farklý bir mekan ihtiyacý var, ancak konunun þarap olmasý
sebebiyle bu farklý mekan ihtiyacý kolay anlaþýlmýyor ve algýlanmýyor.

Bizim toplantýlarýmýzda konuþmalarýn herkes tarafýndan duyulmasý ve söz alarak sýrasýyla konuþulmasý, daha
doðrusu konuþulanlarý dinlenmesi önemli. Kiþilerin zaman zaman yanýndakilerle sohbeti bile toplantý
akýþýný akýþýný olumsuz hale getirebiliyor. Bu sebeple toplantý mekanýnýn bol ýþýklý, sigarasýz ve dumansýz,
gürültüden uzak bir bakýma arýndýrýlmýþ mekanlar olmasý gerekiyor.
Saygılarımla.

Erhan Yürüt
----------@----------

Sayin Memet Karabulut, 

Toplanti notlarini zevkle okudum ve resimlerinizi gipta ile seyrettim.
Ankara'da yaptigimiz toplantilardan edindigimiz deneyimler sonucu toplantilarimizin asagida belirtilen ana noktalar cercevesinde yapilmasini prensip olarak kabul ettik:
 

l) Toplanti mekani tamamen bize ait olacak, baska bir grupla paylasmak konsantrasyonu olumsuz etkiliyor.
2) Muzik sesi olmayacak, baska gurultuler toplanti salonuna gelmeyecek.
3) Bir arkadasimiz konusurken dinliyoruz, grup halinde sohbetlerimizi toplantidan sonra yapiyoruz.
4) Tadim icin getirilen saraplari, ornegin 3 sise beyaz, 3 sise kirmizi, 1 sise aperatif gibi sinirliyoruz. Cunku, sizin de belirttiginiz gibi, hem tadlar birbirine karisiyor, hem yapan veya alan kisi tanitim yapamiyor.
5) Toplantidaki menu, sadece krik-krak, peynir tabagi, havuc, salatalik, 2 adet sigara boregi ve meyve tabagi ile
sinirli. Yemek yedigimiz takdirde, agirlasma oluyor ve egitim toplantimiz tam olarak etkin olamiyor.

Boyle bir menu secimi, kisi basi 11-12 milyon Tl. gibi bir maliyet demek, dolayisiyla, toplantilarimizi rutin yapabiliyoruz, arkadaslarimizi rahatlikla davet edebiliyoruz.
Sevgiyle kalin

Serap Kalaycı
----------@----------

Merhaba Mehmet Bey,

Öncelikle sizden ve gruptan özür dileyerek başlamak istiyorum. Toplantının yapıldığı gün iş yoğunluğum nedeniyle saat 19:00 gibi işyerinden ayrıldım ancak saat 20:30'da daha yeni Fatih Sultan Mehmet köprüsü levent girişine gelebildim. İşyerim Fatih civarında ve ulaşım için TEM otoyolunu kullandım ve bu yol çok kötü durumdaydı. Saat 20:30 civarında ancak köprü yoluna ulaşabildiğim için oraya varışımın (olimpiyat meşalesinin yakılması töreni nedeniyle) en az 21:30 olacağını düşündüm. Bu saatlerde verdığım zaman toplantının büyük bir bölümünü zaten kaçırmış olacağımı düşündüğüm için çok istememe rağmen yarı yoldan dönüp eve yöneldim. (Yani meşale taşıdığımız için gelemedik değil). Umarım bir sonraki toplantınız Avrupa yakasında bir yerde olur. Toplantıya katılamamış olmama rağmen sizin emek vererek hazırlamış olduğunuz güzel fotoğraf ve yazılarınızla bir parça teselli bulmuş oldum aynı zamanda çok da üzüldüm.
Teşekkürler

Olimpiyat Töreni Mağduresi
Figen Arslan
---------@----------

Mehmet bey,
Mükemmel anlatımınız ve fotoğraflarla toplantımızın hatıralarımızda unutulmaz bir yeri var artık. (henüz hatıralarla yaşamaya başlamadım ancak hayallerimin bittiği günlere saklayacağım)
Bu arada DEKOMOSTRA yı da tanımış olduk. Çok zevkli çalışmalarınızla hayatın tadını çıkartıyorsunuz. Tebrikler.
Amatör bağcı olarak toplantıda Adadan gelen bağcıların arasına düştüğüm için şarap, sohbet çok hoş ve konular iyice detaya iniyordu. Memnun ayrıldım.
Resimlerden birinin altında "soldan sağa: ?, Tufan İlhan, Akın Baran, Bülen Akgezer" ifadesi vardı ya işte o soru işareti Cengiz Turan olacak. İlave ederseniz ben de birgün meşhur olabilirim.
peşinen teşekkürler.

Cengiz Turan
---------@---------

 


 

Diğer Toplantı ve Gezilerin yer aldığı listeyi görmek için burayı tıklayabilirsiniz.

 

 

Ana Menü / Fotograf  / Galeriler / Makaleler / Şarap / Geziler 
                             DekomostRa

                      memet@dogusfm.com.tr