 |
 |
Toplantı yukarıda
görülen masa düzeni ile olimpiyat meşalesinin İstanbul turunun
yarattığı trafik belasını atlatan 29 kişinin katılımı ile
gerçekleşti. Katılamayan iki arkadaşın olimpiyat meşalesini taşırken
görüldüğü duyumu üzerine daha fazla beklemeyerek 20:30
civarında Hakan bey sunum yapmaya başladı.(solda)
Hakan bey sunum yaparken sesinin daha iyi duyulması için masaların
ortasına geldiğinden bilgisayarı Lalehan Candemir kullandı.
(sağda)
|
 |
Evde Şarap yapımı ve dikkat
edilmesi gereken noktaların yer aldığı slaytların komşu masalardan
da ilgi ile izleyicisi vardı. Tadımlara geçildiğinde bu ilgili
izleyicilerin de kadehlerini uzatacağını düşündüm ama neyse ki böyle
bir şey olmadı. Yoksa tadım için dolaştırılmaya başlayan şişenin
turunu tamamlaması mümkün olmazdı.
Tadımlar sırasında şarap sahibi
yapım hakkında bilgi verdikten sonra genelde Melek Koçkar, Hakan
Doğu ve tabii ki Reşit Soley eleştirilerini ve şaraptaki olumsuz
yanların nedenleri ve nasıl giderileceği konusundaki bilgileri
sıraladılar. Benim gibi Evde Şarap yapmaya yeni başlayanlar
için toplantının en önemli kısmının bu konuşmalar olduğunu
belirtmeliyim. Şarap yapmayı bir yerden öğrenebilirsiniz ama daha
iyi yapmaya giden yolda bu konuşmalara şahit olmadan fazla yol
alamazsınız. Bence; farklı tadıcıların yılların deneyimini önünüze
serdiği böyle bir ortamı toplantılara katılarak yakalamak bulunmaz
bir fırsattır.
Bu yüzden fotograf çekme işini
toplantının başındaki sunum sırasında tamamlayıp şarapları tadarak
konuşulanları kaçırmamak için kulaklarımı açtım. Fotografların
azlığı bu yüzdendir. Bu arada gördüğünüz fotografların üzerine
tıklayıp büyüttükten sonra sağ tıklayıp save picture as..
seçeneğinden bilgisayarınıza kaydedebilirsiniz.
Unutmadan; Lalehan hanımın arkadaşı Recep Atalay da toplantıya
gecikmeli olarak katıldı. Fotograf çekimi yaparken yoktu ama
adını anmadan geçmiyelim.
|
|

Soldan sağa:
Semen Son, Nurten Canbeyoğlu, Melek Koçkar, Ergün Karataş , Cem Soruşbay,
ayakta: Hakan Doğu
|
Şarap şişeleri ardı
ardına dolaşmaya başladığında konuşmalar hem yoğunlaşarak hem de
gruplaştığında konuşmaların hepsine kulak misafiri olmam mümkün
olmadı. Bu sırada tadılan bazı şaraplar hakkındaki görüşler de benim
için güme gitti. Ama önemli değil. Bu son toplantı olmadığına göre
bir sonraki toplantıda ya o kişinin yaptığı veya aynı özellikteki
başka bir şarap için verilen görüşleri yakalarım. Biz bu yolun
yolcusu olduktan sonra mutlaka bir yerde yollarımız
kesişecektir.
|

soldan sağa: Ergün Karataş, Cem Soruşbay,
Ayşe Soruşbay, Akın Candan'ın Eşi |
Şimdi siz hangi şaraplar tadıldı ve
saptamalar nelerdi diyeceksiniz. Güzel bir soru. E-Posta olarak
gönderdiğim listede önceden getirilecek şarapların adları
belirtilmişti ama bunun dışında da şarap, likör ve dahi brandy
getirildi. Bu konuda Melek Hanım tarafından alınan notlar ve Hakan
Doğu'dan bana gelecek bilgiler olmadan bu konuda yazacaklarım eksik
olacağından bekleyeceğiz...Veya şarap getiren arkadaşlar en altta
bulunan mail adresime bizzat kendileri de açıklayıcı bilgi
gönderebilirler. Bilgileri beklemeyi düşündüm ama üyeler de
fotograflarını bekliyorlardı...Zaten eksiklik bununla sınırlı
değil... Fotografların altyazılarına baktığınızda bu eksikliği
fark etmişsinizdir. (?) Soru işaretli arkadaşlardan özür diliyorum.
Kendileri, arkadaş veya eşleri isimlerini gönderdiğinde bu eksikliği
de tamamlamış olacağım.
|

soldan sağa:
?, Erdal Darcan, Reşit Soley, Ferhan Selçuk |
Akşam eve gittiğim de başlayan,
sodyum meta bi sülfit kalıntısı baş ağrısı halen beni terk etmiş
değil. Ama bunu aldığımız ticari şaraplarda da yaşadığımızı
düşünürsek. Bunu güzel bir anı hatırlatıcısı olarak da kabul
edebiliriz.
Gelelim benim yaptığım 2004 ürünü
portakal şarabına. Yapımı sırasında Hakan bey asitli olur demişti.
Benim ölçümlerim kabul edilebilir değerler içersinde çıkmıştı ama
son söz şimdi söylenecekti... .
|

soldan sağa:
Ahmet Soydan, İsmayil Atmaca, ?, ? |
Tadıldığında genel olarak olumlu
bildirimler geldi ama hem Hakan Doğu'dan hem de Reşit Soley'den
olumlu sözler duymak açıkçası gururumu okşadı. Aslında bu; 14
Ocaktaki
toplantıya katılmış olmamın farkı idi. Gurubu harekete geçirmek için
attığım e-postada da belirttiğim gibi, ilk toplantıya
katılmasaydım bu gün bu portakal şarabını yapmam mümkün değildi.
Onun için dünkü toplantıya katılan ve benim gibi işin başında olanlar
bir sonraki katılımlarındaki farka kendileri bile şaşıracaklar. Bu
arada, portakal şarabı tadımı sırasında Akın Candan ve sevgili Eşi
şarabın içinde Şeftali olduğu konusunda kuvvetli algılamaları
olduğunu belirttiler. Yok dememe rağmen kendimden şüpheye düşüp eve
gidince notlarıma baktım. Şeftali hakkında her hangi bir kayda
rastlamadım zaten ben portakal şarabının yapımına Nisan ayının
başında başladığım için o ayda şeftali daha piyasaya çıkmamıştı. Ama
bir sonraki yapımda bir kısmına şeftali ekleyeceğim. Fikir
verdikleri için Akın Candan ve sevgili eşlerine teşekkürler.
|

soldan sağa:
Bülent Akgezer, Nejat Utkucu, ?, Ahmet Soydan |
Nurten hanım toplantıya
katılacağını bildirdiğinde ne yalan söyleyeyim neredeyse "Nurten
Hanım vişne likörünüzden getirir misiniz" diye mail atacaktım ama
yüzsüzlüğümü frenledim. Ama işte yine o muhteşem sıvı karşımda
tatmamı bekliyordu. Reşit Bey'in söylediği gibi baharatlar geçen
seferkinden daha baskındı ama yine de enfesti. Tarifini
geciktirmeyin Nurten Hanım.
|

soldan sağa:
Cengiz Turan, Tufan İlhan, Akın Baran, Bülent Akgezer |
Toplantı öncesi heyecan
vardı...şimdi onun yerini güzel anılar, bulunmaz değerdeki bilgiler,
dostlukların pekişmesinin ve yeni başlayan dostlukların hatırası
olarak yüzümdeki tebessüm kaldı. Bilmiyorum...benim için böyle...Ve;
katılan diğer arkadaşların vedalaşırken elimi sıktıklarında
samimiyetlerinin ifadesi olan aldığım elektrik beni yanıltmıyorsa
-ki sanmıyorum- güzel bir akşam yaşadık. Olumsuzluk hiç mi yoktu.
Olmaz olur mu?
|

soldan sağa:
Akın Candan'ın Eşi, Akın Candan, Nihal Başıbüyük, ?, ? |
Mekandan gelen bir olumsuzluk...
Başkalarının da olması ve onlar için çalınmak zorunda olunan müziğin
yeteri kadar kısılamaması. Bir de Tadım sırasında bazı içkilere
yeteri kadar zaman ayrılamaması olumsuzluk olarak görünebilir ama
zaman ve yer sınırları içersinde başka ne olabilir dinin
yanıtını benden daha deneyimli arkadaşlar verecektir.
Son olarak sağdaki fotografta yer alan hanımların hoşgörüsüne sığınarak
küçük bir espri fotografı ile yazımı noktalamak istiyorum.
Sevgi ve Saygılarımla
Memet Karabulut
|

soldan sağa:
Semer Son, Nurten Canbeyoğlu, Melek Koçkar |
|
Nejat bey ve diğer fotograf
severlere not:
Yukarıdaki yönlendirme barı veya aşağıdaki linklerden fotograf
konusundaki deneyimlerimi paylaşabilirler.
|

Hanımlar Lütfen Bağışlayın ...
|
Hakan bey ve diğer merak edenlere
not:
"Dekomostra"nın ne anlama geldiğini burayı tıklayarak
öğrenebilirsiniz.
|
|
Toplantı sonrasında gelen
e-postalar
Memet Bey, dünkü toplantıya ön ayak olduğunuz için
kendi adıma
teşekkür ederim. :) Çok güzel bir mekanda çok güzel bir geceydi.
Katılanları tanımak, katılımcıların yaptığı şarapları tatmaktan ve
şarap üzerine konuşmaktan büyük keyif aldım.
Sevgi ve saygılarımla,
Lalehan Candemir --------@--------
Çok
güzel olmuş Memet Bey, elinize sağlık.
Bu vesileyle geçen akşam için Size ve Hakan Bey'e ve diğer
katılımcılara teşekkür ederim.
Bu neşeli grupla daha nice keyifli ve bilgilendirici
toplantılara katılma dileğiyle..
Sevgiler,
Semen Son
-------@--------
Sevgili Memet (Deko) nun gönderdiği
toplantı notu ve sonrasında şahsi
web sitesini gezerken yaşadığım takdir ve mutluluğu anlatamam.
Toplantıyı organizedeki fedakarlığı ve heyecanı müthişti.
Onun katkısı olmasaydı toplantı ya olmaz ya da sönük geçerdi.
Böyle bir sanatçının organize ettiği toplantıda daha başka olamazdı. Kendisine teşekkür ediyorum.
Selamlar.
Hakan Doğu ----------@----------
Organizasyonda yer
almış olmaktan çok mutlu olduğumu belirtmek isterim.
Sohbet ve ortam çok iyiydi. Hatta o loş ortam ve baskın gelen müzik
bile ortamın havasını bozamadı.
Açıkçası size şahsım adına çok teşekkür ederim.
İlk önce
geceye katılan bütün herkezle aynı ortamı paylaşmaktan
duyduğum zevki anlatmam mümkün değil. Ancak ertesi gün
yaşadığım baş ağrılarınısöylemeden geçemeyeceğim. Eminim
herkes aynı fikirde, çünkü bugün oldu halen başım ağrıyor.
Bu işin abartısı tabiiki. İlk önce Sayın Hakan Doğu'nun
sunumu çok iyiydi. Vermiş olduğu emek ve titizliği görmemek
mümkün değil, sanıyorum sitenin böyle bir kurucusu olması
tam isabet olmuş. Memet bey sizin de misafirperverliğinizi
göz ardı etmemek lazım. Aşağıdaki notları katılan
arkadaşlarla paylaşmıştık ama dilerseniz siz gruba
atarsınız.
1)
HAKAN DOĞU /VİŞNE ŞARABI
Biliyorsunuz
meyve şarapları ve likörlerdeki amaç meyvenin aromasının
alkolden daha baskın olması. Hakan bey'in vişne şarabında
alkol tadının daha baskın olduğunu söyleyebilirim. İçine
sonradan ilave edilen şeker ve mayada etken tabi. Burunda
hiçbir kokuya rastlamadım ( ama hiç)Daha çok geçmiş ama
bozulmamış aromasız vişneler olur. Genelde hormonlarla
olgunlaşmış pazar ve manav tarzı yerlerde fazlasıyla
rastlamak mümkün.Hakan bey vişne şarabını yaparken tercihini
bu üründen yana kullandığı için sonuç kötü ve keskin bir
alkol tadı içeren aromasız bir şarap. Zaten evde yapılan
meyve şaraplarında aroma ve renk geçişini sağlamak amacıyla
belli enzimlerin kullanılması gerekiyor, ama eminim Hakan
bey bunu biliyordu sadece vişnenin azizliğineuğradı. Alkol
miktarı tahminimce %11-12 civarında.
2)
BÜLENT AKGEZER/ ADA KARASI
Sayın Bülent
Akgezer daha önceden tanıdığım ve yaptıklarıyla kendisini
gerçek anlamda takdir ettiğim birisi. Zaten hepimiz
izlenimlerini paylaşma şansını attığı maillerden
yakalıyoruz. Sayın Bülent bey'in şarabında bir havalandırma
sorunu vardı. Kendisi doğal yöntemlerle yaptığı şarabına
gerçekten güveniyor. Potasyum metabisülfitle kükürtlediği
ürünü sanıyorum yeteri kadar havalandırmadığı için böyle bir
sorun yaşandı. Ancak şaraplar açıldıktan sonra dekante
edilseydi bu sorun çok az olurdu, çünkü öyle abartılacak
gibi değildi. Damakta hafif meyve tatlarına yakın hoş tatlar
vardı. Ancak Ada Karası önemli ve yazlık inşaatların
artmasıyla kaybolan bir çeşit, bence sahip çıkılmalı.
3)
AKIN CANDAN / KALECİK KARASI
Açıkçası bu
çalışmayla ilgili hiç not almamışım. Çünkü hiçbir aroma ve
koku yoktu. Havalandırma sorunu mevcut. Sanıyorum
aktarmaları artırmak ve fermantasyonun yapıldığı ortamı
gerekli şekilde havalandırmak gerek. Üzüm iyi olmayabilir,
fazla kükürtleme yapıldıysak mayalar öldüğünden fazla maya
katılıp aromalar yok olmuş olabilir. Tad olarak üzümün
ezildikden sonra bıraktığı ilk bozuk tad gibiydi. ( Tabii
iğrenç değil, çünkü ben Akın beyin Kalecik Karasını içtim
bence yine de iyiydi) Düşünün piyasada ne şaraplar içiyoruz
son teknolojiyle yapılmış.
4)
HAKAN DOĞU / KALECİK KARASI
Ön burunda
böğürtlen, dağ çileği, hafif kuşburnu marmelati, damakta
dengeli ve kırmızı meyveler ağırlıkta.Benim için gecenin en
iyi şarabı ve iyi bir Kalecik Karası çalışması.
5)
NURTEN CANBEYOĞLU/ LİKÖR
Nurten hanım
yanımda oturduğu için daha rahat sohbet ediyorduk.
Liköründen tatmamı istedi. Bende böyle güzel likör yapsam
herhalde bütün Türkiye'ye tattırmak isterdim. İlk yudumu
aldığımda tarçın ve arkasından gelen yudumda zencefil tadını
aldım. Zaten koku olarak ilk tarçını alıyorsunuz ama hiç
rahatsız edici değil. Kendisine vişne var olup olmadığını
sordum ama yok dedi sanıyorum gürültüden bir an anlaşılmadı.
Daha sonra kendisi anlattı annesinin yaptığı vişne
konsantresinden koymuş, bu da hoş bir aroma katmış. Votkayla
yaptığı için bence alkol yeterli vişne ayrıca alkolu
inceltmiş zaten. Güzel bir likördü. Nurten hanıma teşekkür
ediyorum.
Bu arada yemek yedim, yemek çok acıydı ağzımdan ateş çıkıyor
sandım sonrası malum tadım falan bitti. Üzülüyorum bir
arkadaş brandy getirmişti, bakın portakal şarabı varmış
tadamadım. Bu arada yemeğe başlamadan bir şarap yudumladım.
Beyaz şarap, yapan arkadaş İsmail beydi sanıyorum, Sultaniye
üzümü kullanmıştı yanılmıyorsam. Güzeldi olumsuz bir damak
oluşturmadı bende handa birkaç yudum aldım abartmıyorum bir
İspanyol şarabı içmiştim aynı onun damağını yakaladım.
Memet bey
yorumlar yazmakla bitmiyor. Resimdeki konuşmam güzel ve
yerinde. Ertesi gün yaşanacak baş ağrısı için belkide
içimden geçenleri okudunuz.
Dilerseniz
gruba atarsınız benim notlarım bunlar, size çok teşekkür
ederim.
----------@---------
Sevgili Arkadaþlar,
Ýstanbul Toplantýsý ile ilgili geliþmeleri ilgi ile izliyordum,
ancak gördüðüm kadarýyla, sonuçlarý ile
yeni açýlýmlara, geliþmelere ýþýk tutacak bir etkinlik olmuþ.
Sn. Mehmet KARABULUT' un harika anlatýmý ve görsel aktarýmý ile
kendimi toplantýya katýlmýþ gibi
hissediyorum. Burada internetin gücüne olan saygým daha da pekiþti,
ancak grubun sinerjisi beni çok daha
fazla sevindiriyor.
Toplantýlar sýrasýnda karþýlaþýlan aksaklýklar konusunda da Mehmet (
DEKO ) Bey' e katýlýyorum. Grup
toplantýlarýmýz eðlence aðýrlýklý olmadýðý için farklý bir mekan
ihtiyacý var, ancak konunun þarap olmasý
sebebiyle bu farklý mekan ihtiyacý kolay anlaþýlmýyor ve
algýlanmýyor.
Bizim toplantýlarýmýzda konuþmalarýn herkes tarafýndan duyulmasý ve
söz alarak sýrasýyla konuþulmasý, daha
doðrusu konuþulanlarý dinlenmesi önemli. Kiþilerin zaman zaman
yanýndakilerle sohbeti bile toplantý
akýþýný akýþýný olumsuz hale getirebiliyor. Bu sebeple toplantý
mekanýnýn bol ýþýklý, sigarasýz ve dumansýz,
gürültüden uzak bir bakýma arýndýrýlmýþ mekanlar olmasý gerekiyor.
Saygılarımla.
Erhan Yürüt
----------@----------
Toplanti
notlarini zevkle okudum ve resimlerinizi gipta ile
seyrettim.
Ankara'da yaptigimiz toplantilardan edindigimiz deneyimler
sonucu toplantilarimizin asagida belirtilen ana noktalar
cercevesinde yapilmasini prensip olarak kabul ettik:
l) Toplanti
mekani tamamen bize ait olacak, baska bir grupla paylasmak
konsantrasyonu olumsuz etkiliyor.
2) Muzik sesi olmayacak, baska gurultuler toplanti salonuna
gelmeyecek.
3) Bir arkadasimiz konusurken dinliyoruz, grup halinde
sohbetlerimizi toplantidan sonra yapiyoruz.
4) Tadim icin getirilen saraplari, ornegin 3 sise beyaz, 3
sise kirmizi, 1 sise aperatif gibi sinirliyoruz. Cunku,
sizin de belirttiginiz gibi, hem tadlar birbirine karisiyor,
hem yapan veya alan kisi tanitim yapamiyor.
5) Toplantidaki menu, sadece krik-krak, peynir tabagi,
havuc, salatalik, 2 adet sigara boregi ve meyve tabagi ile
sinirli. Yemek yedigimiz takdirde, agirlasma oluyor ve
egitim toplantimiz tam olarak etkin olamiyor.
Boyle bir menu secimi, kisi basi 11-12 milyon Tl. gibi bir
maliyet demek, dolayisiyla, toplantilarimizi rutin
yapabiliyoruz, arkadaslarimizi rahatlikla davet
edebiliyoruz.
Sevgiyle kalin
Serap Kalaycı
----------@----------
Öncelikle sizden ve gruptan özür dileyerek başlamak
istiyorum. Toplantının yapıldığı gün iş yoğunluğum
nedeniyle saat 19:00 gibi işyerinden ayrıldım ancak saat
20:30'da daha yeni Fatih Sultan Mehmet köprüsü levent
girişine gelebildim. İşyerim Fatih civarında ve ulaşım
için TEM otoyolunu kullandım ve bu yol çok kötü
durumdaydı. Saat 20:30 civarında ancak köprü yoluna
ulaşabildiğim için oraya varışımın (olimpiyat
meşalesinin yakılması töreni nedeniyle) en az 21:30
olacağını düşündüm. Bu saatlerde verdığım
zaman toplantının büyük bir bölümünü zaten kaçırmış
olacağımı düşündüğüm için çok istememe rağmen yarı
yoldan dönüp eve yöneldim. (Yani meşale taşıdığımız için
gelemedik değil). Umarım bir sonraki toplantınız Avrupa
yakasında bir yerde olur. Toplantıya katılamamış olmama
rağmen sizin emek vererek hazırlamış olduğunuz güzel
fotoğraf ve yazılarınızla bir parça teselli bulmuş oldum
aynı zamanda çok da üzüldüm.
Teşekkürler
Olimpiyat Töreni Mağduresi
Figen Arslan
---------@----------
Mehmet bey,
Mükemmel anlatımınız ve fotoğraflarla toplantımızın
hatıralarımızda unutulmaz bir yeri var artık. (henüz
hatıralarla yaşamaya başlamadım ancak hayallerimin
bittiği günlere saklayacağım)
Bu arada DEKOMOSTRA yı da tanımış olduk. Çok zevkli
çalışmalarınızla hayatın tadını çıkartıyorsunuz.
Tebrikler.
Amatör bağcı olarak toplantıda Adadan gelen bağcıların
arasına düştüğüm için şarap, sohbet çok hoş ve konular
iyice detaya iniyordu. Memnun ayrıldım.
Resimlerden birinin altında "soldan sağa: ?, Tufan
İlhan, Akın Baran, Bülen Akgezer" ifadesi vardı ya işte
o soru işareti Cengiz Turan olacak. İlave ederseniz ben
de birgün meşhur olabilirim.
peşinen teşekkürler.
Cengiz Turan
---------@---------
Diğer
Toplantı ve Gezilerin yer aldığı listeyi görmek için burayı
tıklayabilirsiniz.
|