Minibüs Yolcuları
Minibüsleri bilirsiniz.
Ticari
olarak yolcu taşıyan şu bir yolcu almak için genelde sinyal vermeden
verse bile direksiyonu kırdıktan sonra adet yerini bulsun diye verip sol
şeritten kaldırıma bodoslamasına dalış yapan trafik "sever"lerden
bahsediyorum. Zaten bu dalış da hiç bir zaman kaldırıma paralel bir
duruşla sonlanmaz. Minibüs derken araç dan değil onu kullanan zatı
şahanelerinden söz ettiğimi anlamışsınızdır. Aracın bir suçu yok. Kendi
başına gidenini daha yapmadılar ki. Yapsalar, emin olun ortada sorun morun kalmaz . Programlarsınız olur biter. Artık nerede duracağını, ne zaman
kalkacağını, ne kadar yolcu alacağını cümle alem bilir. Ama bunlar öyle
mi?
Minibüs şoförleri için
o üzerinde gittikleri yol adeta belediyenin onlar için tahsis ettiği bir
dükkandır. Oh ne güzel! kilometrelerce uzanan işyeri. Sanki minibüsü
alırken o yolu da tapusu yedi ceddine devredilmek üzere satın
almışlardır. Diğer vasıtalar ise onların bu iştigal alanını
beyhude işgal eden vızıltılardır. Kendine özgü trafik kuralları vardır.
Bunları hepimiz biliyoruz. Çocukluktan itibaren minibüs şoförlerinin
koyduğu bu kuralları göre göre hepimiz öğrendik artık. Bu normal
trafik kuralları ile çelişen minibüs şoförü trafik kurallarını tek tek
yazarak vakit kaybetmeye gerek yok.
Gelelim biz minibüs
yolcularına. Bu kurallarla yolculuk eden bir minibüs yolcusu olarak
böyle bir yolculuğu hak edip hak etmediğinizi düşündünüz mü? Genelde,
yapılması gerekenleri bilip de bunun başkası tarafından yapılmasını
bekleyenlerden oluşan bir toplum olduğumuz biliniyor. Ancak kendimizin o
yapılması gereken şeyi yapacak "başkası" olabileceğimiz hiç aklımıza
gelmez. Nedir yapılması gerekenler? Birinci gurupta yer alanları tek bir
cümlede özetleyebiliriz. "Tepki göstermek". Tepki göstermek derken
bağırıp çağırarak ortamı germekten söz etmiyorum...Şoförün hiç
beklemediği kibar bir uslupla ona yaptığının yanlış olduğunu
söyleyebilirsiniz. Her iki şekilde de sonuç aynı olacak o size yaptığını
savunacaktır. Üstüne gitmeyin. O size yaptığını savunsa bile yanlış
yaptığını düşünecektir. Bu tepkiler fazlalaştıkça o da davranışlarını
değiştirmeye başlayacaktır.
Diğer bir konu ise biz
yolcuların hareketleri nedeniyle ortaya çıkan bir sorunu düzeltmek
üzerine. Minibüse binmek üzere caddede nerede beklersek orada minibüsün
durduğunu biliyoruz. Minibüsün her durması ile de hem trafiğin durduğunu
hem de bizim minibüsün içinde beklediğimizi de biliyoruz. O halde
minibüs hatlarının bulunduğu caddelerdeki trafiği bizim yani yolcuların
aksattığını hiç düşündünüz mü? Denilebilir ki, minibüsler de bizi
yönlendirebilirler. Önümüzde durmayıp, bir durak oluşturup orada
dururlarsa biz de oraya gitmek zorunda kalırız. Bu da doğru. Ama yine
yapılması gerekeni başkasından beklemiş olmuyor muyuz? Bir durak olması
gerekiyor ve buralarda durulması gerekiyor ama yolcu olarak herkes orada
durmazsa bu bir işe yaramaz. Durak dışında bekledikçe minibüslerin durak
dışında durmasını teşvik etmiş olmıyacak mıyız? Ben hatırlıyorum
önceleri bir durak uygulaması vardı. Uygun yerlerde tabelalar vardı ve
üzerlerinde "Dolmuş indirme-bindirme yeridir, bekleme yapmak yasaktır."
gibi bir ibare vardı. Biz yolcu olarak oralarda bekleme yapmak yerine
gelişi güzel yerlerde el kaldırıp onları durdurdukça bu uygulama kalktı.
Ardından da dolmuş duraklarının tabelaları kalktı.
Bir söz vardır. "
Herkes hak ettiği düzenle yönetilir " der. Bu söz, içinde yaşadığımız
düzenin ilahi bir güç tarafından bize takdir edildiğini
söylemiyor. Hak ettiğinize inandığınız düzeni hak etmek için bir şeyler
yapmanız gerektiğini anlatır. İstediğiniz düzen ne olursa olsun onu hak
etmek için düzeni korumak ve geliştirmek adına bir şey
yapmaz iseniz o düzen bozulur ve siz ne kadar hak etmiş iseniz o hale
gelir. Şikayet etmek yetmez. Şöyle olsun böyle, olsun demek ile ne
düzelmiş ki. Düzen içinde yaşayanların katkıları ile ayakta kalır ve
onların hak ettiği yönde ilerler veya geriler.
Diğer bir yandan, trafikten sorumlu yetkililer bu duruma
seyirci kalacağına minibüs durakları yapıp minibüsçüler derneği ile
ortaklaşa hareket ederek rahatlıkla bu durakları işler hale getirebilir
ve trafiği rahatlatabilirler. Emin olun, bir
hafta boyunca minibüs şoförleri yolcuları uygun yerlerde durmaya
yönlendirsinler. İkinci hafta yolcular duraklarda beklemeye başlar. Ama
bunu yetkililerden isteyen bir yolcu var mı? Ben varım diyorsanız
http://www.iem.gov.tr/Trafik/trf_ihbar.asp adresini tıklayarak
isteğinizi belirtin. En azından sanırım bunu yapabilirsiniz.
Ağustos 2003
Istanbul