Bade Şarap Butik'de Kör Tadım (I)
03 Şubat 2005

Misket ve Boğazkere Tadımları


Melek Koçkar'ın daveti üzerine katıldığım bu  tadım seansı; kör bir tadım olması ve varyetelerin tadımı olması açısından benim için bir ilk oldu. Şarap Kitabı yazarı Şeyla Ergenekon, Bade Şarap Butiği Sahibesi Ebru Türedi, Umurbey Şarapçılıktan Yonca Arıner ve Dionisos Dergisinden Melek Koçkar'ın  ile birlikte yapılan bu tadım seansının deneyim açısından benim için oldukça yararlı olduğunu söylemeliyim.

Kör tadım, adından da anlaşılacağı üzere şarap şişesini görmeden yapılan tadım oluyor. Bu tadımda Yerli Misket varyeteleri ile Boğazkere varyetelerinin tadımları yapıldı. Farklı marka dört Misket ve yedi Boğazkere'nin tadımları sonrasında peynir eşleşmeleri de denendi. Ben acemi çaylak olduğumdan bilgilerimi tazelemek ve yeni bilgiler edinmek için Şeyla hanımdan tadım yöntemi konusunda kısa bir brifing aldım.

Tadımı yapılacak şarap şişeleri önceden solda görüldüğü gibi folyo ile kaplanmıştı. Aslında şişenin şekli de üretici firma hakkında bilgi verebiliyor. Şarapların bir örnek şişelere aktarılması veya başka bir yerde kadehlere konarak tadım masasına getirilmesi en ideali. Beyaz örtü ile kaplı masaya her şarap için bir kadeh konarak karışmaması için altındaki kağıda rakamlar yazıldı. Her tadımcı için not kağıdı ve kalem tedarik edildikten sonra yeterli ışık olması için tavandaki lambalar masaya yönlendirildi. Melek hanım, yine mantar parçalama görevini yerine getirmek için şişelerin başına çöreklendi (sağda) ama neyse ki ben oradaydım da mantarları hanımefendinin zulmünden kurtardım. Kendilerine Wine Ladies adı verilen bu şarap tadım ekibi dört kişi olmasına rağmen Yonca hn, biraz geç kalınca sabırsız üçlü  beklemeden fotograf (solda) çektirdi.  (Şeyla hanımın gözleri kapalı çıkmış. Kusura bakmasın. Ama hem güzelliğine her hangi bir  olumsuz etkisi olmadığından hem de diğer hanımlar kafamın etini yemesin diye affına sığınıp sayfaya koydum.)

Kadehlere önce beyazlar kondu. (1-Cankara Misket+Sultaniye 2-Cankara Misket 3- Doluca Moskado 2002 4-Kavaklıdere Muskat) Görsel incelemeden hepsi başarı ile geçti. Ancak; kokusal incelemede Cankara'larda önde  


soldan sağa Şeyla Ergenekon,
Ebru Türedi,
Melek Koçkar

Melek Koçkar

rahatsız edici bir koku aldım. Genel değerlendirme sonucu olarak Kavaklıdere'nin Muskat'ı ile Doluca'nın Moskado'su at başı gidiyordu. Ama sıralamada birinciliği ben Kavaklıdere'nin Muskat'ına verdim. Bu arada hatırlatmakta yarar var; isimleri ile yazıyorum ama biz bu sıralamayı yaptığımızda daha şişeler açılmamıştı. Diğer tadımcılar da aşağı yukarı aynı sonuçta birleştiler ama damak tercihi olarak Doluca Moskado'yu birinci sıraya alan arkadaşlara kimse itiraz etmedi. Çünkü Moskado'da aromalar daha güçlü hissediliyordu. Kavaklıdere Muskat'ın ise güçlü bir gövdesi vardı. Bu tercih farkı da gayet normal. Küçük bir anekdot; Ebru Türedi ile Melek Koçkar'ın daha şişeleri gizleyen folyolar açılmadan  şaraplar hakkındaki dedikoduları diğer tadımcılar tarafından engellendi. Bu arada; fotograflara bakınca masada kağıt bira bardakları göreceksiniz. Yanlış anlaşılmasın. Onlar ağzımızı çalkaladığımız suyu boşaltmak içindir. Yoksa şarap tadım sponsoru olarak bir bira firmasını seçecek göz yok bizde.


 Melek Koçkar, Şeyla Ergenekon, Ebru Türedi, Yonca Arıner

Kırmızıların tadımına zaman yitirmeden geçildi. İlk dört şişedeki ( 1-Sevilen Boğazkere+Merlot 2001 2- Cankara Boğazkere 2002  3-Turasan Bogazkere 2003  4-Yazgan Boğazkere) şaraplar kadehlere konduğunda masada derin bir sessizlik vardı. Ebru&Melek ikilisine tadımın hemen başında verilen ültimatom işe yaramıştı. Sevilen'de meşe kokusu hemen fark ediliyordu ama tatsal incelemede gövdesinin zayıf olduğunu gördüm. Cankara'da ise hafif baharat kokusu aldım. Onun da zayıf gövdesi vardı. Turasan'da tanımlayamadığım bir koku aldım. Lütfe, bu tanımlayamamamı rahatsız eden bir koku olarak değil de benim acemiliğime verin. Yoksa bir numaraya onu aldım. Yazgan ise burnu temiz, meyve aromalı, dengeli ve gidişi güzel bir şaraptı. Niye Yazgan'ı bir numaraya almadın o zaman diye düşünülebilir. Eeee dedik ya şarap tadıyoruz. O kadar damak zevki farkı olacak artık.

Geri kalan üç boğazkerenin tadımı için (1-Doluca Antik Boğazkere + Cinsault + Gamay 2003 2- Küp Boğazkere2003 3- Kavaklıdere Boğazkere 2000) şaraplar kadehlere konduğunda ağzımızı iki üç kere su ile çalkalamak farz olmuştu. Doluca,nın burnu temizdi. Hafif meşe kokusu vardı ama sanki seyreltilmiş bir tadı vardı. Adeta tanenler uçmuştu. Boğazkere de tanensiz olmaz ki. Neyse, böyle beğenenlerin de olduğunu düşünerek kısa keselim. Kavaklıdere'nin de burnu temizdi, tadımda taneni daha baskındı ve asidik tadı kötü bir puan vermeme neden oldu. 2000 yılı ürünü olması satın alınma nedeni olacak ama içildiğinde pek keyif vermeyeceğini düşündüm. Küp, hepimizde sürpriz oldu. Burnu temiz, dengeli ve gövdeli oluşuyla yuttuktan sonra ağızda güzel bir kalıcı tat bırakıyordu. Şişeleri kaplayan folyoları açtığımızda Ebru hanıma hemen dükkanda bu şaraptan olup olmadığını sordum...Çünkü; Boğazkere seven biri olarak satın alıp, keyifle içmek için uygundu.

Genel değerlendirmede; Misketlerde Kavaklıdere Muskat ve Doluca Moskado, Boğazkerelerde ise; Küp Boğazkere 2003 ile  Turasan  Boğazkere 2003 beğeni aldı.
 


 Şeyla Ergenekon, Ebru Türedi, Yonca Arıner, Memet Karabulut
Foto: M. Koçkar


Melek Koçkar, Şeyla Ergenekon, Ebru Türedi, Yonca Arıner

Peynirle eşleşmelere gelince; Cihangir' deki Antre  Gurme Shop tarafından gönderilen peynir tabağında yer alan peynir çeşitleri hakkında not tutmadım ama Erzurum tel peyniri (tuzsuz olanı) Hatay bez sıkma peyniri, keçi peyniri ve bir tulum çeşidi aklımda kalmış. Boğazkereler ile bir peynir bulmak için oldukça zorlandık. Ama kokulu, tuz ve baharatı baskın peynirlerle Boğazkere gibi taneni güçlü bir şarabı içmemeye karar verdim. Misketler için herkes farklı bir damak zevki deklarasyonu yaptı ama peynirlerin beyazlar için daha uygun olduğu gerçeği ortaya çıktı. Masa da yoktu ama benim peynir tercihimin hellim ve otsuz örgü peyniri üzerine olduğunu belirtmek isterim. Çünkü şarabı bastırmadan tadını çiğnedikçe ortaya çıkarıyorlar.

Benden bu kadar. Tadım hakkında daha detaylı bilgiyi Şeyla Ergenekon'un yeni çıkacak kitabında bulabilirsiniz.

Neyse efendim, beni aralarına aldıkları için Wine Ladies gurubuna çok teşekkür ederim. Gelecek tadımı iple çekiyorum.

Memet Karabulut
Çaylak Tadımcı

Diğer Tadım Yazıları:
Bade Şarap Butiğinde Kör Tadım (II)
Kalecik Karası Tadımları
Bade Şarap Butiğinde Kör Tadım (III) Karasakız ve Cabernet+Merlot Tadımları

 

        Ana Menü / Fotograf  / Galeriler / Makaleler / Şarap / Geziler 
                                    DekomostRa

                            memet@dogusfm.com.tr
                                  Copyright © Memet Karabulut

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hit Counter