|
Bade Şarap Butik'de Kör
Tadım (I) Misket ve Boğazkere Tadımları |
||
|
||
|
|
Tadımı yapılacak şarap şişeleri önceden solda görüldüğü gibi folyo ile kaplanmıştı. Aslında şişenin şekli de üretici firma hakkında bilgi verebiliyor. Şarapların bir örnek şişelere aktarılması veya başka bir yerde kadehlere konarak tadım masasına getirilmesi en ideali. Beyaz örtü ile kaplı masaya her şarap için bir kadeh konarak karışmaması için altındaki kağıda rakamlar yazıldı. Her tadımcı için not kağıdı ve kalem tedarik edildikten sonra yeterli ışık olması için tavandaki lambalar masaya yönlendirildi. Melek hanım, yine mantar parçalama görevini yerine getirmek için şişelerin başına çöreklendi (sağda) ama neyse ki ben oradaydım da mantarları hanımefendinin zulmünden kurtardım. Kendilerine Wine Ladies adı verilen bu şarap tadım ekibi dört kişi olmasına rağmen Yonca hn, biraz geç kalınca sabırsız üçlü beklemeden fotograf (solda) çektirdi. (Şeyla hanımın gözleri kapalı çıkmış. Kusura bakmasın. Ama hem güzelliğine her hangi bir olumsuz etkisi olmadığından hem de diğer hanımlar kafamın etini yemesin diye affına sığınıp sayfaya koydum.) Kadehlere önce beyazlar kondu. (1-Cankara Misket+Sultaniye 2-Cankara Misket 3- Doluca Moskado 2002 4-Kavaklıdere Muskat) Görsel incelemeden hepsi başarı ile geçti. Ancak; kokusal incelemede Cankara'larda önde |
|
|
soldan sağa Şeyla Ergenekon, Ebru Türedi, Melek Koçkar |
Melek Koçkar |
|
|
||
|
Melek Koçkar, Şeyla Ergenekon, Ebru Türedi, Yonca Arıner |
Kırmızıların tadımına zaman yitirmeden geçildi. İlk dört şişedeki ( 1-Sevilen Boğazkere+Merlot 2001 2- Cankara Boğazkere 2002 3-Turasan Bogazkere 2003 4-Yazgan Boğazkere) şaraplar kadehlere konduğunda masada derin bir sessizlik vardı. Ebru&Melek ikilisine tadımın hemen başında verilen ültimatom işe yaramıştı. Sevilen'de meşe kokusu hemen fark ediliyordu ama tatsal incelemede gövdesinin zayıf olduğunu gördüm. Cankara'da ise hafif baharat kokusu aldım. Onun da zayıf gövdesi vardı. Turasan'da tanımlayamadığım bir koku aldım. Lütfe, bu tanımlayamamamı rahatsız eden bir koku olarak değil de benim acemiliğime verin. Yoksa bir numaraya onu aldım. Yazgan ise burnu temiz, meyve aromalı, dengeli ve gidişi güzel bir şaraptı. Niye Yazgan'ı bir numaraya almadın o zaman diye düşünülebilir. Eeee dedik ya şarap tadıyoruz. O kadar damak zevki farkı olacak artık. Geri kalan üç boğazkerenin tadımı için (1-Doluca Antik Boğazkere + Cinsault + Gamay 2003 2- Küp Boğazkere2003 3- Kavaklıdere Boğazkere 2000) şaraplar kadehlere konduğunda ağzımızı iki üç kere su ile çalkalamak farz olmuştu. Doluca,nın burnu temizdi. Hafif meşe kokusu vardı ama sanki seyreltilmiş bir tadı vardı. Adeta tanenler uçmuştu. Boğazkere de tanensiz olmaz ki. Neyse, böyle beğenenlerin de olduğunu düşünerek kısa keselim. Kavaklıdere'nin de burnu temizdi, tadımda taneni daha baskındı ve asidik tadı kötü bir puan vermeme neden oldu. 2000 yılı ürünü olması satın alınma nedeni olacak ama içildiğinde pek keyif vermeyeceğini düşündüm. Küp, hepimizde sürpriz oldu. Burnu temiz, dengeli ve gövdeli oluşuyla yuttuktan sonra ağızda güzel bir kalıcı tat bırakıyordu. Şişeleri kaplayan folyoları açtığımızda Ebru hanıma hemen dükkanda bu şaraptan olup olmadığını sordum...Çünkü; Boğazkere seven biri olarak satın alıp, keyifle içmek için uygundu. Genel değerlendirmede; Misketlerde
Kavaklıdere Muskat ve Doluca Moskado,
Boğazkerelerde ise;
Küp
Boğazkere 2003 ile
Turasan Boğazkere 2003 beğeni
aldı. |
|
|
Şeyla Ergenekon, Ebru Türedi, Yonca Arıner, Memet Karabulut Foto: M. Koçkar |
||
|
||
Ana Menü / Fotograf / Galeriler / Makaleler / Şarap / Geziler
DekomostRa
memet@dogusfm.com.tr
Copyright © Memet Karabulut