|
Bade Şarap Butik'de Kör
Tadım (III)
16 Şubat 2005
Karasakız ve Cabernet+Merlot Tadımları
Troya2003 Karasakız+Karalahna, Cankara 2002
Karasakız+Karalahna,
Tenedos 2003 Cabernet+Karasakız, Halikarnas 2003 Karasakız.
Cabernet+Merlot'lar: Sevilen 2002, Talay 2003, DLC 2002, Kavaklıdere
2002, Gülor 2002. |
Yağmurlu bir havada nasıl olduğunu bildiğiniz Istanbul trafiğini
atlatıp Bade Şarap Butiğine girdiğimde bende önce gelen Filiz ve
Mehmet Sarıdoğan çifti ile tanıştıktan sonra Ebru hanımın da katıldığı
sohbeti henüz koyulaştırmaya başlamıştık ki; Şeyla hanım elinde
şarap kutuları ile kapıdan girdi. Gelecek diğer tadımcıları biraz daha
bekledikten sonra kadehlere şaraplar konmaya başlamıştı ki Melek
hanım da çıka geldi. Tadıma önce Karasakızlarla başladık.
Karasakızlarla diyorum ama mono sepaj tek bir Karasakız vardı.
Diğer üçünden ikisi Karalahna ile diğeri ise Cabernet Sauvignon ile
kupaj yapılmıştı.
Hemen belirteyim;
şaraplar, Bade Şarap Butik'te görevli Süleyman Okutan tarafından
tadımcıların görmediği bir yerde folyolara sarılıp rasgele
numaralandırılmıştı. Biz ancak tadımdan sonra görebiliyorduk. Benim
isimlerini yazarak anlatmamın nedeni, okurken takip etmek açısından sizleri yormamak
içindir.
|

soldan sağa
Şeyla Ergenekon.
Ebru Türedi,Filiz ve Mehmet Sarıdoğan
|
Dört şarap da berrak ve
parlaktı ancak Tenedos'un rengi vişneye çalıyordu. Troya temiz bir burna
sahipti. Meyvanın kokusu ile birlikte hafif kuru sabun kokusu hissettim.
Ağızda tanenin normal burukluğu yanında mayhoş ekşimsi bir tat da aldım.
Gidişi çabuk oldu.
Cankara da burunda temiz di ama ağızda daha buruk bir
tat vermesine rağmen gidişinde kalıcı bir etki bırakmadı.
Tenedos'da
Cabernet, burunda hemen meyve kokusu ile kendini hissettiriyordu. Yanında
ekmek kokusu da aldım. Ağızda tanenlerle birlikte bir ekşilik de
hissettim. Dengesi biraz asit yönünde bozulmuş gibi geldi. Biraz gövde
hissettim.
Halikarnas'da ise burunda yapıştırıcı tarzı sentetik
kokular algıladım. Ağızda ise taneni baskın, bozuk ekşi bir tadın
yanında şekerli bir tadı vardı.
Benim için bu dört şarap arasında öne
çıkan bir şarap olmadı. |

|
Ağzımı suyla iyice çalkalayıp biraz galeta yedikten sonra Cabernet Sauvignon
+ Merlot kupajlarına geçtiğimizde ilk üç kadehte sırasıyla Sevilen
2002, Talay 2003 ve DLC 2002 konmuştu. Renk olarak hepsi incelemeden
başarıyla geçtikten sonra sıra geldi kokusal ve tatsal incelemeye.
|

Melek Koçkar |
Sevilen, burunda temiz
ve kırmızı meyve kokularıyla birlikte meşe kokusu verdi. tatsal
incelemede ise taneni yoğun hissettim. Damakta dengeli ama kalıcılığı
uzun bir şarap değildi.
Talay'ı kokladığımda derinden çürük yumurta kokusu aldım. Tatsal
incelemede damakta belirgin tanenler, gidişte genzi yakması, kuşkonmaz
kokusu (M.Sarıdoğan'ın tesbiti.), yuttuktan sonra etkisinin çabuk
kaybolması. Masada konuşulanlar arasındaydı.
DLC'ye geçtiğimde Meyve kokusuyla birlikte derinden deri kokusu
hissettim. Tatsal incelemeden sonra tadımcılar baharat kokuları,
buruklukla beraber ekşilik hissi, damakta mürdüm eriği ve kısalığı
konusunu dile getirdiler. Çok yumuşak bir şarap olduğunu notlarıma
eklemişim. Bu üçlüden hiçbirinin Cabernet+Merlot kupajından bekleneni
vermediğini ama Sevilen'in benzediğini tespitler kısmına ilave
edebiliriz.
Geriye Kavaklıdere 2002
ve Gülor 2002 kalmıştı. Kadehleri kokladığımda her ikisinin de temiz bir
burnu olduğunu gördüm.
Kavaklıdere'de meşe fıçı kokusu hissediliyordu ama şarabı ağzımda
çevirdiğimde burukluğun içinde bir paslılık hissettim. Düz bir şaraptı,
asit ve tanenler hissedilmiyordu.
Gülor'da temiz bir buruna sahipti ve ağızdaki burukluğu biraz rahatsız
edici geldi. Yutkunmada da hafif bir acılık algıladım. Bu ikiliden de
Gülor puan aldı ama puanı tam olarak hakkettiğini söyleyemeyeceğim.
|

Mehmet Sarıdoğan
|

Ebru Türedi
|

Filiz Sarıdoğan
 |
Bu dostlar arası tadımın finalinde ise Sevilen ve
Gülor'dan kalanları tütün kullanmayan
tadımcılardan izin alarak ve de pencereleri açarak tüttürdüğümüz
sigarlar ve puro eşliğinde yudumlarken sohbetimizin şarap üzerine olduğunu
bilmem belirtmeme gerek var mı?
Bu yazımı da yine
sürç-ü lisan etim ise af ola diyerek noktalarken, yazdıklarımın
benim kişisel görüşlerimden oluştuğunu ve masada konuşan diğer beş
kişinin söylediklerinin dedikodusu olarak düşünmenizi rica edeceğim.
Damak zevkinize hitap eden şarabı keyifle içmeniz dileği ile,
hoşça kalın derken Şeyla Ergenekon ve Ebru Türedi'ye özel
teşekkürlerimi kabul etmelerini rica eder; Melek Koçkar, Filiz ve
Mehmet Sarıdoğan'a sevgilerimi sunarım.
Memet Karabulut
Çaylak Tadımcı
Diğer Tadım Yazıları:
Bade Şarap Butiğinde Kör Tadım (I)
Misket ve Boğazkere Tadımları
Bade Şarap Butiğinde Kör Tadım (II)
Kalecik Karası Tadımları
|