Etrafında olup
bitenler şarabın kimliğine yansır. Bu üzüm daha bağda iken böyle
başlar. Her yıl değişkenlik gösteren Rekolte diye bir şey var.
Mesela Türkiye için 2004 kötü bir yıldır. Rekolte diğer yıllara
nazaran iyi değildi. Uygun olmayan hava şartları nedeniyle üzüm
gelişimini başaramadan mevsim geçti. Bu durum şarabın kalitesini de
etkileyecektir. Şarap çok ilginç bir gelişim izler. Siz
fermantasyona başladığınızda dolunay varsa farklı gelişir, lodos
eser farklı. Havanın yağmurlu olması bile nemden dolayı etkiler.
Ortamda bulunan kokular şaraba da geçer. Fermantasyon sırasında
kovayı karıştırırken sürdüğünüz parfüme bile dikkat etmelisiniz.
Sonra Lancome Tresor veya CK Truth kokulu bir şarabınız olur.
Şaraptaki sorunlar
sadece üretim aşamasında karşılaştıklarımız değil tabi ki. Kanun ve
yönetmeliklerin içki piyasasını düzeltme adı altında şarabın
kuyusunu kazdığından tutun da bağcılığımızı AB ye girmek için peşkeş
çekmelere kadar bir dizi sorun var. Ama bunları yazarak hem yer
işgali yapmak hem de kafanızı şişirmek istemiyorum. Eğer şarap
yapmaya başlarsanız zaten bunlar zaman içinde karşınıza çıkacaktır.
Ama unutmamak gerekir ki sorunlar her zaman var olacaktır. Önemli
olan onu aşma cesareti gösterebilmemizdir. Aslında her sorun bizi
daha yetkin kılmak için bir fırsattır.